Bipolar Bozukluk

 

Bipolar, yani manik depresif  bozukluğu olan kişi, sıklıkla duygudurumunda aşırı yükselmelerden (mani) çöküşlere (depresyon) ve yine yükselmelere dönüşen ve çoğu zaman aralarda normal duygudurum dönemleri bulunan dalgalanmalar yaşar. Bu tipik bir tablodur ancak farklı kişilerde belirtiler, büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Kimi yalnızca depresif ataklar yaşarken, kimi de mani ataklarından şikayetçi olabilir. Bir spekturumun iki ucunda olan bu duygudurumlarda kişiler farklı şiddette ve farklı sebep ve dönemlerde dalgalanmalar yaşayabilirler. Diğer bir deyişle bipolar bozukluk; bir kişide aynı zamanda ortaya çıkan mani ve depresyon belirtileri bileşimini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bir karma dönem sırasında bir manik dönemde olduğu gibi kendisini coşkulu veya huzursuz hissedebilir; ancak, aynı zamanda, kendisini gücü her şeye yeten biri gibi değil, aşırı hassas ve çökkün de hissedebilir. Başka bir şekilde de ağır bir depresyon dönemi beraberinde manik atağı veya bir manik atak sonrasında depresyon atağı izleyebilir.

 

KİMLER BİPOLAR BOZUKLUĞA YAKALANIR?

 

Bipolar bozukluk genellikle ergenlik döneminde veya erişkinlik döneminin başında başlar, genetik geçişin etkinliği bir çok araştırmada kanıtlanmıştır. Bipolar bozukluğu olan kişilerin üçte ikiden fazlasının bipolar bozukluğu veya depresyonu olan, en az bir yakın akrabası vardır; alkol ve madde kullanım bozukluğu da tanı konmamış bir duygudurum bozukluğunun isareti olabilir. Ancak yine de bu hastalığa sahip bireylerin çocuklarında illa ki görülecek diye bir kesinlik söz konusu değildir.

 

Kimileri hayatında yalnızca bir defa atak geçirirken, kiminde sadece dönemsel, kiminde ise sık sık ve kronik olarak gözlemlenir.

 

BİPOLAR BOZUKLUĞUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

 

MANİ

Mani, yükselmiş veya “taşkın” duygudurumu tarif etmek için kullanılır. Mani belirtileri her bireyde farklı olabilir. Baslangıcında kişiler, erken evrelerinde 'hipomani' adı verilen küçük veya hafif duygudurum yükselmeleri yaşar ve son derece aktif olmalarına yol açan enerji artışı hissedebilirler. Ayrıca “kendilerini çok iyi hissetme” duygularıyla dolar, fiziksel ve zihinsel verimlilikte artış gösterirler ki bu genelde hastalar tarafından güzel bir yaşantı olarak adlandırılır, dolayısıyla davranışlarının normalden daha farklı olduğunu anlamakta zorluk çekerler. Bu nedenle de genelde başvuru yakın çevre tarafından yapılır.

 

Buna ek olarak, mani sırasında son derece konuşkan, daha girişken, atak ve öfkeli olurlar ve çoğu zaman çok az uykuya ihtiyaç duyarlar. Her zamankinden ve herkesten daha önemli olduğunu düşünürler. Zihinleri yeni ve heyecan verici fikirlerle dolar taşar. Maninin şiddeti arttıkça tablo ciddileşmeye başlar; kişi ani kararlar alma eğilimine girer. Aşırı para harcama, gelişigüzel cinsel yaşantı, kumar oynama vs buna örnek olarak verilebilir. Bu dönemdeki en belirgin tablo ise kişinin atak esnasında çok öfkeli, aşırı şüpheci ve saldırgan davranmasıdır. Şiddet arttıkça hezeyanlar ve halusinasyonlar gibi psikotik belirtiler de gözlemlenir. Bunların psikozdan ayırdı tedavi süreci için kritik etki taşımaktadır.

 

Hastaya mani tanısı konulabilmesi için belirtilerin hepsinin aynı kişide ortaya çıkması gerekli değildir. Muhakemede bozulmadan kast edilen şey, kişinin giriştiği bir eylemin sonuçlarını önceden değerlendirememesidir. Mesela kişi kumar oynayarak çok para kazanacağına inanıp ciddi borçlara girebilir ya da bütçesinin çok üzerinde alışverişler yapabilir. Kendisini değerlendirirken çok özel olduğunu düşündüğünden, haksızlık karşısında zarar verici tepkilerde bulunabilir. Tüm bu davranışlar ciddi hukuki sorunların yanı sıra mesleki, ailevi ve sosyal ilişkilerinde ciddi bozulmaya yol açar.

 

Hipomani döneminde hangi belirtiler görülür?

 

Hipomani ya da hafif düzeydeki coşkunluk dönemindeki belirtiler mani döneminde görülen şiddette olmayıp, daha hafif düzeydedir. Hastanın işlevselliğinde bozulma daha az dikkat çekici düzeydedir. Yani özetle hipomani, maninin daha az şiddetli şeklidir. Hipomani dönemindeki kişiler enerjik, üretken, mutlu hissederler fakat aynı zamanda günlük yaşamlarını sürdürürler ve gerçeklikle bağlarını koparmazlar. Hipomani halinin normal dışı olma durumu, kişinin kendisi tarafından ve çevresindekilerce fark edilmeyebilir ancak bu hal genellikle ilişkilerini, kariyerini ve itibarını bozan kötü kararlarla sonuçlanır. Hipomaniyi çoğunlukla manik ya da depresif dönem takip eder.

 

DEPRESYON

 

İlk etapta şunu ayırmak gerekir ki depresif duygudurum ve depresyon birbirinden farklıdır. Depresif duygudurum; günlük yaşantıda, hemen hemen herkesin deneyimlediği kısmen duygusal çökkünlüktür. Bipolar depresyonda, depresif duygular olağan üzüntüden daha ağırdır; daha uzun süre devam eder ve kişinin günlük işleyişini yerine getirmesini zorlaştırır. Göze ilk çarpan aşırı uyku isteğiyle beraber gelen enerjide azalma gibi fiziksel belirtilerdir. Buna eşlik eden iştahta azalma ya da artma, dikkati toparlamada güçlük, karar verme zorluğu, hafızada problemler, huzursuzluk hissi ve hüzünlü duygudurum da depresyonun en net gözle görülür belirtileri arasında sayılabilir.

 

Depresyon esnasında kişiler yıkanmak, dışarı çıkmak hatta yakınlarıyla görüşmek gibi gündelik rutinlerini yerine getiremezler. Sıklıkla intihar ve ölüm düşünceleri eşlik eder. Diğer sık rastalanan durum ise, alkol ve madde kötüye kullanımıdır.

 

Özetlemek gerekirse en sık görülen depresyon belirtilerinden şunlardır:

. Uyuyamama veya aşırı uyuma,

. Suçluluk duygusu,

. Enerji azalması,

. Eskiden severek yaptığı şeylerden zevk almada azalma veya ilgi kaybı,

. Dikkatini toplamakta güçlük

. Huzursuzluk veya ajitasyon,

. İştahta artma veya azalma biçiminde değişiklik,

. Ölüm veya intihar düşünceleri.

 

Semptomlar ve Türleri

 

Hastalığın birbirine zıt iki devresi vardır:

 

1) Bipolar mani veya hipo-mani:

Öfori veya hırçınlık, aşırı konuşma, yarışan düşünceler, abartılı özgüven, alışılmışın dışında enerji, daha az uyku ihtiyacı, impulsivite, düşüncesizce doyuma ulaşma isteği (alışveriş çılgınlığı, ani seyahatler, aşırı ve bazen rastgele seks, yüksek riskli iş yatırımları, hızlı araba kullanma)

2) Bipolar depresyon / majör depresyon:

Depresif ruh hali ve düşük özgüven, düşük enerji seviyesi ve apati, üzüntü, yalnızlık, çaresizlik, suçluluk, yavaş konuşma, yorgunluk ve yavaşlık, uykusuzluk veya aşırı uyuma, intihar düşünceleri, konsantrasyon eksikliği, her zamanki aktivitelere karşı ilgisizlik.

 

Bozuklugun seyri

Mani ve depresyon dönemlerinin süresi ve sayısı her kişide farklılık gösterebilmektedir. Mani ve depresyon dönemleri birkaç gün sürebileceği gibi, aylarca da devam edebilir. Her hastada hem manik atak hem de depresif ataklar olmayabilir. Bununla beraber yaşantısında yalnızca bir kere atak geçirmiş oldukça fazla vaka da bulunmaktadır. Buradaki önemli nokta kişinin hastalığı ve kendisini çok iyi tanimasindan geçer...

 

Çocuklarda bipolar bozukluk

 

Her ne kadar bipolar bozukluk gençlerde ve genç yetişkinlerde daha yaygın olsa da 6 yaşındaki çocuklarda ve daha büyüklerde de zaman zaman görülmektedir.. Semptomların çoğu dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile veya davranış bozukluklarıyla karışmaktadır. Problemlerden biri, DEHB için kullanılan ilaçların maniyi DEHB olan çocuklarda tetiklemesidir. Hatta bazen mizacı yavaş olan çocuklara dahi depresoyon tanısı konulmaktadır. Burada çok dikkatli olunması gerekmektedir. Çünkü küçük yaşta etiketlenme uzun vadede çocuğun bu depresyon giyisisini kabullenmesine sebep olacaktır. Küçük çocuklarda bipolar bozuklukta mani dönemi daha şiddetli olabilir; psikotik semptomlara, olmayan şeyleri görmeye ve duymaya daha yatkındırlar. Depresif dönemde ağrı, acı gibi fiziksel semptomlardan yakınmaları olasıdır. Bipolar bozukluğu olan çocuklar ve yetişkinler arasındaki en kayda değer farklardan biri, bipolar bozukluğun çocuklarda çok daha hızlı devre değiştirmesidir. Yetişkinlerde manik ve depresif dönemler haftalar, aylar hatta yıllar sürerken, çocuklarda bir gün içinde bile gerçekleşebilir.

 

BİPOLAR BOZUKLUK NASIL TEDAVİ EDİLİR?

 

İlaç tedavisi:

Bipolar bozukluğun temel tedavisi ilaçlarla yapılır. İlaç tedavisinin temel hedefi manik ve depresif dönemlerde öncelikli olarak duygu, düşünce ve davranışları gerçeklik evresine getirmeye çalışmaktır. Bipolar bozukluğun tedavisinde iki önemli evre vardir; akut veya kısa süreli tedavi ve idame tedavisi veya koruyucu tedavi. Tedavinin akut evresinde amaç, manik, depresif veya karma dönem belirtilerinin tedavi edilmesidir. İdame tedavisi, sonraki dönem veya nüksleri önlemek amacıyla tedavinin daha uzun süre devam ettirilmesi demektir.

 

Psikoterapiler:

İlaç tedavisine mutlaka eşlik etmesi gereken diğer bir tedavi şekli ise psikoterapi yöntemidir. İlaçlar birincil tedaviyken, hastanın geçmiş dönemlerin yarattığı kişisel ve sosyal zararları anlaması ve kabul etmesine yardımcı olmada ve gelecekte yaşayabilecekleriyle daha iyi başa çıkabilmesinde, psikoterapi önemli bir rol oynar. Nasıl bir kuş tek kanadıyla uçamazsa, mani ve depresyon tedavisinde de sadece ilaç kullanımı, tek kanatla uçmaya çalışan kuş gibi olur. Psikoterapi ile kişinin gerçekdışı duygu, düşünce ve davranışlarının farkına varması, içgörü kazanıp, bu gerçekdışı sistemin yerine daha gerçekçisini getirmesi ilk hedeftir. Daha sonra yeniden yapılandırma süreci ile birlikte, kişinin kendi belirlediği ve istediği hedeflere doğru çalışmalar yapılır ve belki de terapinin en önemli golü olan şey, kişinin hastalığın tüm belirtilerine karşı psikoeğitim almasıdır. Bu sayede herhangi bir belirtide kişi durumun farkına varıp, desteğe başvurabilir, olası atak da bu şekilde engellenmiş olur.

 

Hemen hemen tüm psikoterapi türleri bipolar bozukluk tedavisinde kullanılabilir: bilişsel, davranışsal, psikodinamik, bireysel, aile veya grup terapisi. Ancak kısa vadede en iyi ve hızlı sonuca ulaştıran bilişsel davranışçı psikoterapi tekniğidir.

 

EKT

Elektrokonvulsif terapi yani EKT; bazen şiddetli manik veya depresif ataklarda, ilaç tedavisine cevap vermeyen durumlarda veya hamileliği dolayısıyla ilaç kullanamayacak durumda olup, semptom deneyimleyen kadınlarda kullanılır. Çabuk etki ettiğinden, intihar riski taşıyan hastalara da yardımcı olabilir. Önce hastaya anestezi uygulanır ve kasılmayı önleyici ilaç verilir. Ardından hastaya kısa süreli ve kontollü elektrik akımı verilerek bir nöbet yaratılır, bu bir kaç saniyeden fazla sürmez. Sonuca ulaşmada çok hızlı olan bu teknikte, kısa süreli bellekte geçici olarak yaşanan unutkanlık dışında bir yan etki görünmemektedir.

 

Bipolar bozukluk, manik bozukluk ve depresyon; ilaç - psikoterapi - EKT seçeneklerinden biri ya da bir kaçıyla beraber tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.