PANİK ATAK

 

Anksiyete bozukluklarından biri olan panik atakta ilk bilmeniz gereken, panik atağın ne olduğudur. Belki de tedavinin en önemli kısmı psikoeğitim sürecinden geçer. Ancak bu şekilde üstesinden daha rahat gelebilirsiniz. Nedenleri ne olursa olsun, panik atak tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Belirtilerle başa çıkmanıza yardımcı olabilecek pek çok tedavi ve yöntem bulunmaktadır.

 

En kaba ve kısa tabiriyle panik atak için bir kaygı nöbeti demek çok da yersiz olmaz. Panik Atak; önlenemez, ani bir kaygı ve korku dalgasıdır. Kalbiniz hızla çarpar ve nefes alamazsınız. Baş dönmesi ve mide bulantısı hissedersiniz. Hatta öleceğinizi veya delireceğinizi düşünebilirsiniz.

İlk belirtileri; çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma, bulantı, ellerde uyuşma-kasılma, karın ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik gibi bedensel duyumların aşırı hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, delirme korkusu ya da ölüm korkusu ile karakterize bir süreçtir.

Atak ani başlangıçlıdır ve genellikle hızlı bir şekilde, 10 dakika veya daha kısa bir sürede doruk noktasına ulaşır. Panik Atakları yaklaşık olarak 15-20 dakika sürelidir. Ancak bazen yalnızca 1-2 dakika, bazen de bir saatten daha uzun olabilir. Atakların süresi, kişinin hastalığı tanımasına bağlı olarak değişir. Eğer hasta terapistiyle beraber doğru nefes tekniklerini öğrenmişse ve kas egzersizlerini yapabilecek durumdaysa, kendini telkin edebilmeyi başarırsa atağı kolaylıkla kısa sürede atlatabilir. Ancak atakla beraber kaygı seviyesi gitgide yükselir ve bununla baş edemez hale gelirse, hem atağın süresi uzar hem de beraberinde depresyon, takıntı, kapalı alanda bulunamama gibi durumlar eşlik edebilir...

 

Panik atak birçok vakada, beklenmedik bir anda ve hiçbir belirti yokken gerçekleşir. Çoğu zaman belirli bir nedeni de yoktur zaten. Rahatlamış bir haldeyken ya da uyurken de olabilir. Bunun sebebi, kişi sıkıntılı bir dönemdeyse, kendini bırakıp rahatladığı anda enerjisinin bir delik bulup dışarıya çıkmasıdır. Panik atak sadece bir kez meydana gelebilir, ancak çoğu insan bu sorunu tekrar tekrar yaşar. Durumsal olduğu kadar, genetik geçişi ve öğrenme etkisi de mevcuttur.

 

Panik atak belirtileri; On dakika gibi kısa sürede birden başlayan yoğun korku ve rahatsızlık dönemi (en az 4’ü vardır)   •    Nefes darlığı veya aşırı derin solunum    

•    Düzensiz kalp atışı veya hızlı kalp çarpıntısı (taşikardi)    

•    Göğüs ağrısı ya da rahatsızlığı    

•    Titreme ya da sarsıntı   

•    Boğulma hissi    

•    Gerçeklik yitimi ya da çevreden soyutlanma   

•    Terleme    

•    Mide bulantısı ya da ağrısı    

•    Baş dönmesi, sersemleşme veya bayılma hissi    

•    Uyuşukluk ya da karıncalanma hissi    

•    Vücut sıcaklığının aniden artması ya da düşmesi    

•    Ölme, kontrolü kaybetme ya da delirme korkusu   

 

Panik atak mı Kalp Krizi mi?

 

Panik atak şikayeti ile başvuran danışanların çoğu, büyük ihtimalle kardiolojik muayeneden geçmiş, kan değerlerini kontrol ettirmiş ve tüm sonuçlar temiz çıktıktan sonra psikolog ve psikiyatrlara yönlendirilmiş oluyorlar. Bunun sebebi; panik atak belirtilerinin gerçekten de fizikselolarak hissedilmesidir ve belirtiler çoğu zaman o kadar şiddetlidir ki, insanlar kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Tekrar tekrar hastanelerin acil bölümüne başvururlar. Ama yine de panik atak olduğundan ne kadar emin olunursa olunsun, tam tersi olma ihtimalinden yola çıkılarak mutlaka kalp ve göğüs muayenesi önerilmektedir.

 

Panik atağın süresinin uzaması ve sürekliliğinin artmasında iki sebep vardır;

 

- Beklenti kaygısı: Bu kaygı, başka ataklar yaşama korkusundan kaynaklanır. Bu durum, yani “korkmaktan korkmak”, çoğu zaman devam eder ve insanı son derece etkisiz hale getirir. Normalde yapabileceklerinizi yapamaz hale gelirsiniz. Adeta paralize olunur. "En son ise giderken bir atak geçirmiştim. O günden beri ilk kez bugün gidiyorum, bugün de kesin atak geçireceğim" gibi bir cümle, beklenti kaygısının en iyi örneklerinden biri olabilir ve büyük ihtimalle de kişi atağa biraz daha yakınlaşır. Beklenti kaygisinin temeli kafada eslesen nedensellik, yani sebep-sonuc iliskisidir. durum-atak eslestirildikten sonra kisi, o durumlar karsilastigi her anda benzer sikintilari yasayacagini dusunur, bundan korkar ve kacinmaya calisir.

- Fobi kaynaklı kaçış: Panik atağı atlamanızın zor olduğu veya panik atağı geçirmeniz halinde yardım alma imkanınızın olmadığı yerlerden kaçabilirsiniz. Aşırıya kaçan fobi kaynaklı kaçış, agorafobi (agorafobinin halka açık yerlerden ve açık alanlardan korkmaya denir) halini alır. En tipik ornek, alisveris merkezlerine gitmekten kaçınma, hatta daha ileriki aşamalarda yakinlarina bile gidememe şeklinde ilerleyebilir.

 

Tüm bunların yanı sıra, panik atak çeşitli fizyoloji sebeplerden de kaynaklanıyor olabilir. Bu nedenle yukarida da belirttigim gibi olasi fizyolojik degerlendirmlerin muhakkak yapilmasi gerekmektedir.    

•    Kalp kapakçığı kayması,    

•    Hipertiroid    

•    Hipoglisemi    

•    Uyarıcı Kullanımı     

•    Bir anda ilaç tedavisini kesme

 

Ortaya Çıkış Şekillerine Göre ise panik ataklar üçe ayrılır:  

 

 1.    Beklenmedik (belirtisiz) Panik Ataklar: Beklenmedik bir şekilde durup dururken ortaya çıkar ve tetikleyici hiç bir faktörün olmadığı ataklardır. Pek çok panik atak hastası bu tarz önceden kestirilemeyen ataklar yaşar.

ilk atak en korkutucusu olarak degerlendirilebilir. Belirtisiz yaşanan bu ataklar, kişilerde fobik kaynaklı kaçışlara neden olabilmektedir.

2.    Duruma Bağlı Panik Ataklar: Korku duyulan durumlar karşısında ortaya çıkan panik ataklardır. Örneğin kapalı yerden korkan bir kişinin sinema, yükseklikten korkan kişinin yüksek yerlerde yaşadığı ve bu korkuların tetiklediği ataklar duruma bağlı ataklardır. Beklentisel atak da denilebilir.

3.    Duruma Eğilimli Panik Ataklar: Genellikle tetikleyici bir durumun olduğu fakat bu tetikleyicinin her zaman panik atağa yol açmadığı durumlardır. (yüksekten korkan birinin, köprüden geçerken atak geçirmemesi)

 

TEDAVİ

 

Panik atak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Psikolog-psikiyatrist ve danışanın iş birliği çok önemlidir. Bazı danışanlar ilaca gereksinim duymadan, yalnızca terapiyle, psikoeğitimle ve olası atak esnasında yapabilecekleri telkin teknikleriyle de ataklarıyla baş edebilirler.

 

Panik atak tedavisinde günümüzde en yaygın olarak uygulanan ve en hızlı sonuca ulaştıran teknik bilişsel davranışçı psikoterapi tekniğidir. Bilişsel davranışsal terapi, panik atakları besleyen ya da tetikleyen düşünce biçimlerine ve davranışlara odaklanır. Korkularınıza daha gerçekçi bir ışık rehberliğinde bakmanıza yardımcı olur. Bilissel hata dedigimiz dusunce kaliplariyla calismak, sadece panik atak icin degil, yasamin diger alanlari icin de cok faydali olacaktir. (Bilişsel Davranışçı Psikoterapi linkine bakabilirsiniz)

 

Diğer bir teknik olan maruz bırakma ya da sistematik duyarsızlaştırma tekniğiyle kişi yavaş yavaş korktuğu sahneyle yüzleştirilir, başka bir deyişle; güvenli ve kontrol altına alınmış bir çevrede panik duygusuna maruz bırakılırsınız. Bu, size panikle başa çıkmanın daha sağlıklı yollarını öğrenme imkanı tanır. Bu egzersizler, panik belirtilerine benzeyen belirtilerin ortaya çıkmasını sağlar. Her maruz kalma ile birlikte, içsel duygularınızdan daha az korkar hale gelirsiniz. Bu teknik fobi tedavilerinde de sık sık uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

 

Terapilerine düzenli olarak gelen, eğer ihtiyacı varsa ilaçlarını doğru olarak kullanan ve seanstaki çalışmaları uygulayan danışanlar 6 ila 12 seans kadar bir sürede ataklarından uzaklaşırlar. Panik atak tedavisinde psikiyatrik ilaçlara ağrı kesici dersek, psikoterapiler antibiotik niteliğindedir. Her ne kadar ilaçlar hızlı iyileşmelere olanak sağlasa da uzun vadede hastalığın nüksünü engellemek adına terapilerin devamlılığı çok önemlidir.

 

Panik Ataktan kurtulmak için sizin yapabilecekleriniz:

 

- Panik atağı tanıyın. İnternet üzerinde yazan bilgilerden çok terapistinizin size bilgi vermesini isteyin. Bu konuyla ilgili yazılmış makale ve kitapları okuyun. Yalnızca bu bile atakların etkisinin azalmasına yardımcı olacaktır. 

- Nefes egzersizlerini öğrenin ve bunları atak olmadığı dönemlerde dahi sık sık yapın. Spor yapın ve sağlığınıza dikkat edin. 

- Kas egzersizlerini uygulayın. Atakla beraber kasılan, uyuşan ya da titreyen kaslarınızı kontrol altına kolaylıkla alabilirsiniz. 

- Madde kullanımınız, sigara ve kafein tüketiminiz varsa bunu azaltın mümkünse bırakın. 

- İlginizi çekiyorsa yoga ve meditasyon gibi rahatlatıcı teknikleri uygulayın...

 

Unutmayın ki panik atak tedavisi olan bir durumdur. Herkesin başına gelebilir ve herkes panik durumunu kontrol altına alabilir.

 

EKLER

 

NEFES EGZERSİZİ :

 

Sadece ve sadece nefesimizi kontrol ederek bu sıkıntıları çok daha kolay ve çabuk atlatabiliriz. Yapmamız gereken çok basit ve heryerde uygulayabileceğimiz bir yöntem.

 

A. İlk Adımda ;

1. Dik oturun ve karnınızı şişirin. Bu sayede diyafram şişer ve daha fazla hava alabilmenizi sağlar. Yanınızda uyuyan kişilerin, uyurlarken çıkarttıkları nefes alma sesinin değişik olduğunu fark etmişsinizdir. Uyku halinde beden otomatik olarak diafram nefesine geçer. Diafram nefesi alındığında ise beyin vücuda otomatik olarak relax emri verir ve uyku evreleri yaşanır. Bu teknikteki amaç da beynin vücuda relax emrini vermesini sağlamaktır.

2. Üçe kadar sayarak yavaş yavaş nefes alın. Nefesinizi üç saniye tutup, yine üçe kadar sayarak verin. Bu sayede kanınızdaki oksijen miktarı düşüp karbondiyoksit miktarı artar ve asit baz dengesi yerine gelir. Damarlardaki büzülmeler normale döner. 3 sn nefes al ,3 sn nefes tut ,3 sn nefes ver. Bu kadar basit bir yöntemle sıkıntılarınızın çoğundan kurtulabilirsiniz. Bunu ilk etapta geceleri yatmadan ve sabah uyandığınızda yapın. İlk denemelerde baş dönmesi yaşıyorsanız çalışmayı doğru yaptığınızı anlayabilirsiniz. Tekrar sayısı arttıkça, baş dönmesinde azalma olacaktır.

 

B. İkinci Adımda ;

İlk adım yeterli gelmediği hallerde bir kese kağıdı yada poşet alıp onun içerisine solumayı deneyebilirsiniz. Bu sayede yine yukarıdakiyle aynı hedefe ulaşılmış olunur.

 

 

KAS GEVŞETME EGZERSİZLERİ:

 

Bu teknikte kişi bulunduğu çevrede aktif bir biçimde rol alır. Kas gerginliğini ve kasın enerji tüketimini bilinçli olarak azaltarak ve arttırarak kaslarındaki gerginliğin farkına varır ve hedeflediği kası seçici olarak gevşetme yeteneği kazanır.   

 

Uygun ortam ve pozisyondaki kişi çeşitli beden kısımlarını kasar ve gevşetir. Bu sırada derin nefes alma egzersizleri kullanır. Bu şekilde tüm vücudun rahatlatılması mümkündür..

 

Uygulama:

 

Kas seçimi;

Kas seçiminde belli bir sıra izlenmelidir.

Yüz, çene, dil, omuzlar, pazı kası, yumruklar, karın kasları, kalçalar, uyluk ön yüzü, topuklar ve ayak kasları sıra ile kasılıp gevşetilir. Dil kasının kasılıp gevşetilmesi damağa doğru itilerek yapılırken, topuklarla ilgili egzersizde topuklar tabana itilir, ayak egzersizinde ayak bilekten vücuda doğru çekilir.

 

Egzersizin yapılışı:

Egzersizde; hedef kaslarınızı kasın ve kasılı tutarak içinizden 5 ‘e kadar sayın, gerginliği hissedin burnunuzdan derin bir nefes alın nefesinizi ağzınızdan verirken gerginliğinizin gitmesine izin verin. Bunu her kas için tekrarlayın. Egzersizin en önemli yeri her kas için yapılan egzersizde; nefes verilirken gerginliğin gittiğinin hissedilmesidir.  Bu egzersizin gereğinden fazla tekrarı amacını kaybettirir. Başlangıçta her egzersiz üç defa yapılır, sonra 5-6 kereye kadar arttırılabilir. Bir kas grubundan diğerine geçilmeden önce tam bir gevşeme sağlanmalıdır. Diğer bir önemli nokta da egzersizde seçilen kasların sırasıdır. Baş kısmından başlayarak ayaklara doğru inilmesi; ya da ayaklardan başlayarak yukarı doğru çıkılması faydalı olacaktır.

 

 

Bu nefes ve kas gevşetme egzersizleri ile uyuşmaların ,sarhoşluk benzeri hislerin, göğüse saplanan ağrıların ve uyuşmaların kısa sürede geçtiğini göreceksiniz.