Çözüm Odaklı Psikoterapi

 

Bu terapinin temel görüşü işleyen çözüm noktalarını keşfetme ve onlara odaklanmadır. Çözüm odaklı "kısa süreli terapi" danışanları hasta olarak etiketlemekten ve teşhis koymaktan kaçınır,  problemlerin altında yatan nedenler yerine danışanların güçlü yanlarını ve sahip oldukları kaynaklarını keşfetmeye büyük önem verir. Terapinin odak noktası, problemler hakkında sonu gelmeyen ‘neden, niçin, ne zaman’ gibi konular yerine, yalnızca problemle ilişkili olarak, şimdi ve burada ve gelecek ile ilgili çözümler üretmektir. Odak noktası bireydir yani bireyin kendisi problem olarak değerlendirilmez; problem danışanın yaşadığı güçlüktür, dışarıdadır. Burada problemin ortaya çıkarılması ve dışsallaştırılması vurgulanır. Bu suçluluk duygusu ve beraberinde gelebilecek olası depresyonu da engellemiş olur. Böylelikle çözüm aşaması daha rahat ve yaratıcı olacaktır.

 

Terapi'nin Amacı

 

Danışanların kendi problemlerine bakış açılarını değiştirmek, terapinin temel amacıdır. ‘Bu durumlar hep mi beni bulur?’ tarzı sorularda, problemlerin onu bulmasından ziyade, bu güne kadar aynı problemlere verdiği aynı ve çözüme ulaştırmayan kararlar düşünülüp, yeni ve işe yarayan yeni çözüm yolları planlanır. Daha fazla "pozitif değişim" sağlayacak belirli, açık, gerçekçi ve gözlenebilir hedefleri danışanla işbirliği içinde belirlemek ilk hedeflerdendir. Danışanların şu andaki ve gelecekteki kaygılarını çözebilmeleri için kendi kaynaklarını tanıyıp farketmeleri ve değiştirmek için yeterliliğe sahip olmalarına yardımcı olunur. Danışanlar kendi güçlerini keşfetme ve geleceğe yönelik çözümler üretme konusunda teşvik edilirler.

 

Çözüm odaklı terapide kullanılan en önemli teknik olan değişim konuşması yani problemin danışanın yaşamında problem olmadığı zamanların vurgulanmasıdır. Diğer teknikler ise; soru sormanın yaratıcı kullanımı, mucize soru sorma, istisnai durumlar, ölçekleme soruları ve buna benzer çözüm odaklı terapi teknikleridir.

 

‘Çok mutsuzum, depresyondan çıkmak istiyorum, mutlu olmak istiyorum!’ diyen danışana, depresyonu ve mutsuzluğundan bahsetmek yerine, nelerden mutlu olduğu ve onları hayata sokması için neler yapabileceği terapi konusudur. Yani mutluluk için hedef belirlenir.

 

Hedef Belirleme: Arzu edilen gelecek…

-       Pozitif olmalı. İstenmeyen şey ile ilgili yakınmaktan çok, istenen üzerine odaklanılmalı.

-       Danışan için anlamı olan; küçük, somut ve gerçekçi hedefler belirlenmeli.

 

Çözüme odaklı terapinin temel yapısı;

 

 - Patolojiden ziyade yeterlilik üstünde durulur

 - Kişiye özel çözümler bulunulmaya çalışılır

 - Geçmiş başarılar hatırlatılıp; kendine olan güveni inşa etmek için kullanılır

 - Danışana bir uzman gözüyle bakılır

 - Değişim için hedef koyma stratejisi uygulanır

 - Değişimin sorumluluğu danışan ile terapist arasında paylaşılır

 - İyimserliğin kapısını açabilmek için, istisnalardan yararlanılır

 

 

Çözüm Odaklı Terapiler'in kullanım alanları;

 

Bu alanda çalışan terapistler, insan hayatının sürekli değişimde olduğundan yola çıkar ve bu doğrultuda, danışanın istediği hedefe ulaşması için kendisine stratejiler oluşturmasına ve geleceğe yönlendirerek hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olur.

 

Çözüm Odaklı Terapi tekniği en çok uyum bozukluğu, kaygı bozuklukları ve depresyon için uygundur. Bu yaklaşım çocuklar için kullanılabildiği gibi ergenler, gençler, yetişkinler, çiftler ve aileler için de kullanılabilmektedir. 

 

Ne kadar sürer?

 

Normalde ortalama 4 ila 8 seans arasında olsa da, danışan sonlandırmak istemeden seansları bitirmek çok doğru olmaz. Her seans, son seansmış gibi gerçekleştirilir. Terapinin hedefi olabildiğince kısa olmasıdır ancak ilk seansta kararlaştırılan ortak hedeflere doğru ne kadar ilerlendiği tabii ki danışana da bağlı bir durumdur. Özetle çözüm odaklı terapi kısa bir terapidir ancak ne kadar kısa süreceğine danışan karar verir.